
Yapay zeka artık bilim kurgu sahnesinden çıkıp kahve siparişimizi almaya, egzersiz rutinimizi takip etmeye, hatta işe alım süreçlerine karışmaya başladı. Tabii herkes bu yenilikle mutlu değil; bazı ülkelerde insanlara “Benim yerime robota mı geçecek misin?” sorusu kadar ciddi bir tedirginlik oluşmuş durumda. Peki kimler yapay zekadan en çok korkuyor, Türkiye nerede duruyor?
Küreselde Tedirginlik Tablosu
Pew Research Center’ın 2025 anketine göre, Amerika Birleşik Devletleri, İtalya, Avustralya, Brezilya ve Yunanistan gibi ülkelerde, yetişkinlerin büyük bir kısmı “yapay zekanın günlük hayatta daha fazla kullanılmasından” daha çok endişe duyuyor.Örneğin, ABD’de yetişkinlerin yaklaşık %50’si, AI’dan heyecan duymaktan çok korku içinde olduğunu söylüyor.
Diğer taraftan, Güney Kore, İsrail gibi ülkelerde heyecan ve umut duygusu daha baskın görünüyor. Bazıları diyor ki: “Robot’dan korkmaktansa, robotu nasıl yöneteceğimizi öğrenmek daha mantıklı.”
Türkiye Nerede, Korku Seviyesi Ne Kadar?
Türkiye özelinde “tam sıralama” veren geniş çaplı bir çalışmaya rastlamak zor — ama bazı ipuçları var:
- Stanford Üniversitesi’nin 2024 AI Yetenek Endeksi’nde Türkiye, AI teknik iş gücündeki büyüme açısından Avrupa’daki bazı ülkeleri geride bıraksa da, “temel modeller” geliştirme kapasitesinde zayıf kaldığı belirtiliyor.
- AI ürün ve hizmetlerinin faydalarının zararlarından fazla olduğunu düşünen ülkeler arasında Türkiye, %70’lik bir olumlu algı ile yer alıyor. Bu da demek ki: “Korku” hâlâ büyük değil, ama “tedbir alma” modu açık şekilde aktif.
- Öte yandan, AI readiness (hazırlık) endekslerinde Türkiye, eğitim sistemi, veri politikaları ve kamu stratejisi gibi alanlarda eksiklerle karşılaştırıldığında, bazı ülkelerin gerisinde kalıyor. Bu da bilinçli bir kaygı doğuruyor.
Neden Bu Kadar Korku Var? (Ve Bu Korku Sağlıklı mı?)
Korkunun başlıca tetikleyicileri şöyle:
- İş güvencesizliği: AI’nın iş alanlarını nasıl dönüştüreceği konusunda belirsizlik var. i
- Regülasyon eksikliği: Yasa, etik ve güvenlik standartlarının net olmaması halkta “kontrol edilemeyen güç” algısı yaratıyor.
- Yetersiz mekanizma bilinci: Birçok kişi AI’nin ne zaman, nerede ve nasıl kullanıldığını tam olarak anlamıyor. Bilgi eksikliği korkuyu büyütüyor.
Türkiye İçin Öneriler
- Eğitim: Okullarda ve üniversitelerde yapay zeka okuryazarlığı artırılmalı. İnsanlara “AI ne yapar/ne yapamaz” doğru şekilde gösterilmeli.
- Şeffaflık: Şirketler ve kamu kurumları AI projeleriyle ilgili kullanıcıları bilgilendirmeli; veri güvenliği, önyargılar ve hata olasılığı gibi riskleri açıkça paylaşmalı.
- Regülasyon oluşturma: Türkiye’nin AI stratejileri ve yasaları netleştirilmeli; etik kurallar, bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalı.
- Katılım fırsatları oluştur: Halkın, kullanıcıların yapay zekanın gelişiminde söz sahibi olduğu platformlar, forumlar yaratılmalı.
Sonuç:
Yapay zekadan korkmak normal ve değişim heyecanı kadar risk duygusu da insana özgüdür. Ancak ülkece “korku” modunu sürekli açık tutmak, fırsatları kaçırmak demek olabilir. Türkiye, teknik ve stratejik kapasite açısından önemli potansiyele sahip; eksiklikleri kapatmak ve halkın güvenini kazanmakla, “korkulan” değil “yakından takip edilen” ülkeler arasında yer alacak.




